Hukuki Görüşler

Taşınmaz Aynından Kaynaklı Uyuşmazlıklarda Tahkime Elverişlilik

Taşınmaz Aynından Kaynaklı Uyuşmazlıklarda Tahkime Elverişlilik

Türk hukukunda taşınmaz aynına ilişkin uyuşmazlıkların kamu düzeni gerekçesiyle tahkime elverişli olmadığı kabul edilmekte, ancak gelişmiş ülkelerde bu konuda farklı bir yaklaşım benimsenerek tahkim yolu açık görülmektedir.   Taşınmaz kaynaklı uyuşmazlıkların yanı sıra kira uyuşmazlıklarının sayısındaki artışla birlikte tahkimin alternatif bir çözüm olması ihtimali önem kazanmıştır. Bu konuyla ilgili yazımızı okumak için tıklayınız.  

Türk Hukukunda Taşınmazın Aynına İlişkin Uyuşmazlıkların Tahkime Elverişliliğine Dair Mevzuat 

Türk hukukunda tahkime elverişlilik kavramı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda düzenlenmiştir (HMK'ya erişim için tıklayınız):
"Tahkime elverişlilik MADDE 408- (1) Taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan veya iki tarafın iradelerine tabi olmayan işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar tahkime elverişli değildir."
Özel hukuk karakterli olan taşınmaz aynına ilişkin uyuşmazlıklar gelişmiş ülkelerde tahkimde görülebilmektedir. Ancak hukukumuzda taşınmaz aynının tahkimde görülemeyeceğini düzenlemiştir.  

Taşınmazlardan Kaynaklı Uyuşmazlıklarda Tahkime Elverişlilik Konulu Yargıtay Kararları

Yargıtay da kanunun açık hükmü uyarınca taşınmaz aynına ilişkin uyuşmazlıkları tahkime elverişsiz olarak nitelendirmekte ve vermiş olduğu birçok kararında tapu kayıtlarında yapılacak değişikliklerin tahkim kararı ile değil, ancak tarafların rızası veya mahkeme kararı ile mümkün olacağını belirtmektedir. 
Tarafların uyuşmazlıkları ayni hakka da ilişkin olduğundan, taşınmazın tapuda mülkiyet nakli ancak rızaen veya mahkeme ilamı ile olabileceğinden, kanunun kamu yararı amacı ile getirdiği kurala aykırı olan bu konuda tahkim yargılamasının cereyanı olanaksızdır.” Bkz. 15.HD, E.4321, K.4067, 23.09.2002; Y.15.HD, E.3919, K.1044, 18.3.1986; 14. HD., E.6387, K.6813, 7.10.2003; aynı yönde: Y.15.HD, E.3612, K.3775, 8.10.1998
  • Yargıtay, taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlığı ele aldığı bu kararında davanın taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiği ve bu yetkinin kamu düzenine ilişkin olmasından kaynaklı hakemlerin bu tür davalara bakamayacağı savunmaktadır: 15.HD, E.2007/2680, K.2007/4137, T.18.06.2007.
  • Taşınmaz aynına ilişkin uyuşmazlıkların tahkime elverişli olduğu görüşü, doktrin tarafından ve Yargıtay’ın eski kanun dönemi kararlarında da benimsenmiştir: 15. HD., E.1979/1195, K.1979/1330, T.31.05.1979.
  • Yargıtay, taşınmaz aynının kamu düzenine tabi olduğunu ve bu yüzden tahkime uygun olmadığını ileri sürmektedir. 15.HD., E.2008/2705, K.2008/4439, 1.7.2008.
  • Kamu düzenine ilişkin hususlarda hakeme gidilemez." 15.HD, E.1798, K.5976, 13.10.2004; Y.15.HD, E.4306, K.5480, 13.12.1990.
  Tahkime Elverişlilik ve Kamu Düzeni Tahkim uygulamamızda bir başka önemli konu kamu düzeni kavramıdır. Türk hukukunda kamu düzenine aykırılıktan dolayı iptal edilen veya tenfizi engellen hakem kararı sayısı çok fazla olmamakla birlikte, zaman zaman mahkemelerin kamu düzenine aykırılığın denetimi gerekçesiyle uyuşmazlığın esasını incelediği görülmektedir. Böyle bir yaklaşımını uluslararası tahkim merkezi hedefi ile örtüşmeyeceği açıktır. Kamu düzeni kavramı ise, tanımlanmış belirli bir kavram değildir. Zira Yargıtay da bir kararında: Türk hukukunun temel değerleri, Türk genel adap ve ahlâk anlayışı, Türk Kanunlarının dayandığı temel adalet duygusu ve genel siyaseti, Anayasada yer alan temel hak ve özgürlükler, milletlerarası alanda geçerli ortak ve özel hukuka ait iyi niyet prensibine dayanan kurallar, medeni toplulukların müştereken benimsedikleri ahlâk ilkeleri ve adalet anlayışının ifadesi olan hukuk normları, toplumun medeniyet seviyesi, siyasi ve ekonomik rejim ile insan hak ve özgürlükleri, millî hukukumuzdaki kamu düzeninin dayanağını oluşturmaktadır” diyerek kamu düzenini tanımlamıştır.“18. HD., E.2013/16914, K.2014/5145, T.20.3.2014.”   Sonuç
  • Türk hukukunda taşınmaz aynına ilişkin uyuşmazlıkların tahkime elverişsiz olduğu kabul edilmekte ve bu sebeple hakem kararlarının iptali, tanınması ve tenfizi mümkün görülmemektedir.
  • Ancak pek çok gelişmiş ekonomiye sahip ülke, taşınmaz aynına ilişkin uyuşmazlıkların tahkimde görülmesini kamu düzeninden saymamakta ve tahkime elverişli görmektedir.
  • Yargıtay’ın görüşünün aksine, taşınmaz aynına ilişkin uyuşmazlıkların tahkime elverişliliği hususunda kamu düzenine dayanılması mümkün değildir. Zira tescil işlemi idari nitelikte bulunmakla birlikte, temelini özel hukuk ve sözleşme serbestisinden almaktadır.
  • Taşınmazların eskiden ekonomik değerleri sebebiyle kamu düzeninden sayılmasına karşın, günümüzde taşınır-taşınmaz ayrımının ekonomik değer açısından anlamını yitirdiği savunulmaktadır. Taşınmazlara ilişkin hakem kararlarının taraf iradesine dayalı olması sebebiyle kamu düzenini ihlal etmeyeceği ve mevcut düzenlemenin irade serbestisi ile bağdaşmadığı ortadadır.
  • Mevcut kanun hükmünün Anayasaya da aykırı olduğu kabul edilmelidir. Zira kamu yararı ile mülkiyet hakkından kısmen veya tamamen yoksun bırakılan kişinin hakkı arasında makul, kabul edilebilir, hak ve adalet dengesini sağlayacak bir oranın kurulması gerekmektedir. Ancak mevcut kanun böyle bir oran içermemektedir. O halde kanun koyucunun mevcut düzenlemeyi değiştirmesi büyük önem arz etmektedir.
  KAYNAKÇA AKINCI, Ziya: Neden İstanbul Tahkim Merkezi? YILMAZ, Süleyman& ÇAVUŞOĞLU, Gökçe Filiz: Türk Hukukunda Tahkime Elverişlilik Kavramı ve Taşınmaz Aynına İlişkin Uyuşmazlıkların Tahkimde Görülmesi, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2019