Hukuki Görüşler

Kitle Fonlaması Nedir?

Kitle fonlaması mevzuatımızda yeni olsa da popüler bir konudur. Kitle fonlaması nedir sorusu ve çeşitleri hakkında bilgi edinmek için tıklayınız.

Kitle Fonlaması Nedir
Girişim Sermayesi Yatırım Fonları dahil olmak üzere birçok fonlanma yönetim mevcuttur. Ancak daha küçük ölçekli işletmelere yönelik alternatifler kısıtlıdır. Bu işletmelerin önünün açılması gerekmektedir. Kitle fonlaması, girişimcilik niteliği öne çıkan şirketlere bu imkanı sağlamaktadır. Kitle fonlaması mevzuatımızda ilk olarak pay devrine dayalı olarak düzenlenmiştir. Yatırım alacak şirket kuruluysa sermaye artırımı ile, şirket kitle fonlaması için kuruluyorsa kuruluşta çıkarılacak payların satışıyla süreç tamamlanabilecektir. Borçlanmaya dayalı kitle fonlaması ise mevzuatımıza daha sonra girmiştir. Yatırımcıya vadesi içerisinde ödeme ile karşı edim sağlanmaktadır. Ancak borçlanmaya dayalı kitle fonlaması mevzuata girmiş olsa da bu faaliyette bulunan kitle fonlaması platformu yoktur.  

Kitle Fonlaması Nedir?

Yatırımcların ihtiyaç duydukları finansmanı sağlamalarına, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda (SPK) yer alan halka arz gibi kurumların yanı sıra kitle fonlaması ile de olanak sağlanmıştır. (Kanun'a erişim için tıklayınız.) Yeni girişimlerin ihtiyaç duydukları finansmanı sağlamaları için daha az meşakkatli alternatifler tercih etmeleri gerekebilir. Özellikle halka arz gibi süreçlerin gerçekleştirilmesi için aranan şartlar daha kurumsal ve geniş çaplı operasyonlar için tasarlandığından her girişim için uygulanabilir değildir. Bu noktada, kitle fonlaması daha ufak şirketlerin ve girişimlerin finansman bulma arayışından nispeten daha kolay şartlarla finansman sağlamak için kullanılmaktadır. Her ne kadar halka arza nazaran daha az meşakkatli gibi gözükse de kitle fonlaması birçok sıkı kritere bağlanmıştır. Böylelikle yatırımcıların güvenliğinin sağlanması öngörülmüştür. Nitekim kitle fonlamasında da “halkın” tüm kesimlerinin kolaylıkla ve cüzzi miktarlarda yatırım yapabilmesi mümkündür. Dolayısıyla kitle fonlaması incelenirken halka arz ile kıyaslanması mümkündür. Kanun’un tanımlar bölümünde de halka açık ortaklıklara dair tanımlar verilirken kitle fonlamasının hariç tutulduğunun açıkça belirtilmesi ihtiyacı doğmuştur.  

Kitle Fonlaması Tipleri Nelerdir?

Kitle fonlamasının dört türü bulunmaktadır. Bunlar borçlanmaya dayalı, paya dayalı, bağış ve ödül yoluyla kitle fonlamasıdır. Ancak Tebliğ sadece borçlanmaya dayalı ve paya dayalı kitle fonlamasını düzenlemektedir. Kitle fonlaması yoluyla halktan para toplanması gibi konuların usul ve esasları Tebliğ’de belirlenmektedir.  

Paya Dayalı Kitle Fonlaması Nedir?

Yatırımcı ile yatırımı alan işletme arasındaki ilişkinin hukuki niteliği kitle fonlamasının türüne göre değişmektedir. Paya dayalı kitle fonlamasında, şarta bağlı pay alım sözleşmesi ve akabinde pay sahipliği ilişkisi söz konusudur. Bu sözleşmenin satış sözleşmesi olduğu yönünde doktrin görüşü mevcuttur. Borçlanmaya dayalı kitle fonlaması ilişkisinde ise şarta bağlı borçlanma aracı alım sözleşmesi ile sözleşmenin gerçekleştirilmesi halinde, alacaklı-borçlu ilişkisi mevcuttur.  

Borçlanmaya Dayalı Kitle Fonlaması

Borçlanmaya dayalı kitle fonlamasında yatırımcılar şirket paylarını edinmek yerine borçlanma aracı satın almaktadırlar. Dolayısıyla pay sahibi sıfatına değil, alacaklı sıfatına haizdirler. Borç ilişkisinin dayanağı olan menkul kıymetin nominal değerinin yatırımcıya geri ödenmesine dair esaslar bilgi formunda belirtilmek zorundadır. Bu ödeme yükümlülüklerinin bilgi formunda yazdığı gibi yerine getirilmesini temin etmek amacıyla platformların gerekli altyapıyı kurması zorunluluğu vardır. Paya dayalı kitle fonlamasında ise işleme konu menkul kıymet borçlanma aracı değil, yatırım alan şirketin sermayesini temsil eden ve ortaklık hakları veren paydır. Kurul tarafından faaliyetine izin verilen her kitle fonlaması platformunun hem borçlanmaya dayalı hem de paya dayalı kitle fonlamasına aracı olma izni yoktur. İlgili platform hangi tür kitle fonlaması yapabilmeye yetkili olduğunu web sitesinde ve esas sözleşmesinde belirtmek zorundadır. Borçlanmaya dayalı kitle fonlaması yapacak platformun yatırım komitesinin bazı ek kıstas ve yükümlükleri yerine getirmesi gerekir. Ayrıca platformun borçlanma dayalı kitle fonlamasında borç sona erene kadar yatırım alan işletmeye yönelik yıllık raporları yayınlamaya devam etmesi gerekir. Avrupa Birliği mevzuatında ise kitle fonlamasının türleri belirlenirken borç vermeye dayalı kitle fonlaması ve yatırıma dayalı kitle fonlaması (lending based crowdfundinginvestment based crowdfuding) ayrımına gidilmiştir. Borç vermeye dayalı kitle fonlaması, borç veren tarafa kayıtsız ve şartsız bir şekilde geri ödeme taahhüdü içermelidir. Bu yolla yapılan kitle fonlaması ile yatırımcıların ve yatırım alan işletmelerin kendi aralarında ya da birbirleriyle kredi sözleşmesi ilişkisini girmesini sağlayabilmelidir. Bu kapsamda AB mevzuatı devredilebilir menkul kıymetlerin kitle fonlamasına konu olabileceğini belirtmiştir. Yatırıma dayalı kitle fonlamasında ise ulusal yasaların izin verdiği ölçüde payların devrine müsaade edilmiştir. (AB mevzuatına erişim için tıklayınız.)  

Kitle Fonlaması Platformları

Kitle fonlaması mevzuatına dair güncel Tebliğ 2021’de mevzuatımıza girmiştir. Bu tarihten önce izin alıp halen aktif olan üç kitle fonlaması platformu mevcuttur. Akabinde ise aşağıda listelenen platform sayısına ulaşılmış ve borçlanmaya dayalı kitle fonlaması yapan platformların kurulmasına imkan sağlanmıştır. Faaliyet iznine sahip kitle fonlaması platformları Kurul’un web sitesinde listelenmektedir. (Erişim için tıklayınız.)
    • Vakıf Yatırım Menkul Değerler A.Ş.
    • Global Kitle Fonlama Platformu A.Ş.
    • Halk Yatırım Menkul Değerler A.Ş.
    • Dijital Kitle Fonlama Platformu A.Ş.
    • İnfo Yatırım Menkul Değerler A.Ş.
    • Fongogo Kitle Fonlama Platformu A.Ş.
    • Girişim Kitle Fonlama Platformu A.Ş.
    • Basefunder Kitle Fonlama Platformu A.Ş.
    • Global Menkul Değerler A.Ş.
    • Ecofolio Kitle Fonlama Platformu A.Ş
    • Nar Kitle Fonlama Platformu A.Ş
    • Startupfon Kitle Fonlama Platformu A.Ş
    • Forte Kitle Fonlama Platformu A.Ş
    • Mag Kitle Fonlama Platformu A.Ş
Toplamda on dört kitle fonlaması platformu mevcuttur. Kurulun websitesinde belirtildiği üzere tüm mevcut platformların sadece paya dayalı kitle fonlaması yapma izni vardır. Borçlanmaya dayalı kitle fonlamasının ülkemizde uygulaması bulunmamaktadır. Bunun arkasında yatan sebeplerin ekonomik koşullar olduğu düşüncesindeyiz.  

Kitle Fonlama Platformu Nasıl Kurulur?

Kitle fonlaması platformu olarak faaliyet gösterme izni alacak şirketlerin esas sözleşmelerinin içermesi gereken birtakım hükümler vardır. Bu şirketlerin esas sözleşmelerinde faaliyet alanları bakımından serbestlik söz konusu değildir. Şirketlerin kitle fonlaması dışında faaliyet alanı olması Tebliğ’de yasaklanmıştır. Aksi takdirde izin almaları mümkün değildir. Kitle fonlamalarının türü bakımından da faaliyet konuları sınırlandırılmıştır. Borçlanmaya dayalı ve/veya paya dayalı olarak açıkça hangi türde kitle fonlamasında bulunacakları gösterilmelidir. Esas sözleşmede gerekli faaliyet alanı hükümlerini karşılayan şirketlerin kitle fonlaması platformu olma amacıyla Kurul’a yaptığı başvurulur farklı sebeplerden reddedilebilir. Böyle bir durumda esas sözleşmede yer alan faaliyet alanı ve amaca dair hükümler dahil olmak üzere kitle fonlamasına yönelik ifadeler kaldırılmak zorundadır. Esas sözleşmede ticaret unvanından da kitle fonlaması ibaresi çıkarılmalıdır. Ayrıca doktrinde, mevcut bir şirketin esas sözleşme değişikliğiyle kitle fonlaması platformu başvurusu yapılamayacağı görüşü vardır. Bunun sebebi olarak önceki ticari faaliyetlerden kalan riskler belirtilmiştir.  
Kitle Fonlama Sistemi Türkiye

Kitle Fonlama Sistemi Nedir?

Tebliğ’de platformların yanı sıra girişim şirketlerinin esas sözleşmelerine yönelik önemli düzenlemeler yer almaktadır. Platformlara benzer şekilde yatırım alan şirketlerin de faaliyet alanları kısıtlanmıştır. Kitle fonlamasına konu ticari faaliyet dışındaki konuların faaliyet alanları içerisinde yer alması yasaklanmıştır. Örneğin hem turizm alanında aktif olan hem de telefon oyunu geliştiren bir şirketin kitle fonlamasıyla alacağı yatırım bu faaliyetlerden sadece biri için olabilir ve şirketin başka herhangi bir faaliyette bulunması mümkün değildir. Oyun geliştirme için kitle fonlaması yapan şirket turizm faaliyetlerinde bulunamaz. Yenilikçi ve küçük çaplı olarak nitelenen girişim şirketlerinin bu şekilde kısıtlanması, her faaliyetleri için yeni şirket kurmaları gibi ek maliyet ve emek ihtiyacı doğurması sonucu doğuracağından kitle fonlamasının küçük ve girişimci şirketlere kolaylık sağlaması amacıyla bağdaşmadığı görüşü vardır. Diğer taraftan Tebliğ, kitle fonlamasının tamamlanmasından sonra gerekli nisapların sağlanması halinde başka faaliyetlerde bulunabileceği düzenlenmiştir. Tebliğ’e göre bu konuda esas sözleşmede yer alması gereken tek hüküm TTK m. 421’deki nisapların sağlanması halinde kitle fonlamasından sonra başka faaliyetlere geçişin mümkün olduğu hükmüdür. Avrupa Birliği mevzuatındaki kitle fonlaması düzenlemesine bakıldığında esas sözleşmeye dair şartlar getirilmediği görülmektedir. Platform veya yatırım alan şirketin esas sözleşmesinde faaliyet alanına dair veya başka unsurlar bakımından herhangi bir şart mevzuatta açıkça belirtilmemiştir. Sadece platformların faaliyet için izin başvurusunda esas sözleşmelerini sunmaları gerektiğine yer verilmiştir.

Sermaye Piyasası Kanunu’nda Kitle Fonlaması Hükümleri

Sermaye Piyasası Kanunu’nda 2017’de “halka açık ortaklık” tanımında değişikliğe gidilmiş, tanımın başına kitle fonlaması aracılığıyla para toplamanın hariç olduğu ibaresi eklenmiştir. Böylelikle kitle fonlamasının halka açık ortaklığın kitle fonlaması ile olan benzerliğine rağmen ayrı oldukları vurgulanmıştır. Aynı şekilde “ihraççı” kavramının tanımı verilirken de kitle fonlaması süreçlerinin bu kapsama girmediğine dair bir ibare eklenmiştir. Her iki yatırım sürecinde de halktan para toplama söz konusudur. Kanun’un “Kısaltmalar ve Tanımlar” bölümünün sonuna eklenen “kitle fonlaması” tanımı içerisinde “kitle fonlaması platformları aracılığıyla halktan para toplanması” ifadesine yer verilmiştir. Uygulamada, çeşitli faaliyetler aracılığıyla halktan para toplama suretiyle yatırım alan şirketler bu yatırımların karşılığında yatırımcılara pay verebilmektedir. Bu nedenle, Sermaye Piyasası’nda tanımlandığı şekliye halka arz faaliyetinde bulunulmamış olsa da benzer bir sonuç ortaya çıkmakta ve bazı önlemlerin alınması gerekmektedir. Buna yönelik olarak Sermaye Piyasası Kanunu, pay sahibi beş yüzü aşan şirketlerin halka arz edilmiş sayılacağı ve halka arz yükümlülüklerine tabi olacağı hükümlerini içermektedir. Kitle fonlaması açısından değerlendirildiğinde, kitle fonlamasının mevzuatımızda düzenlenmiş olan iki tipinden biri olan paya dayalı kitle fonlamasında payların yatırımcılara verilmesi ve açıklanan halka satış durumunun söz konusu olduğu görülmektedir. Bu yolla halktan para toplamanın bir sonucu olarak yatırım alan şirketin payları geniş kitlelerin elinde bulunmaktadır. Ancak ilgili maddede kitle fonlaması şirketlerinin pay sahibi sayısının halka arz olunmuş sayılmasına yol açmayacağı ve halka açık ortaklık hükümlerine tabi olmayacağı açıkça belirtilmiştir. Halktan para toplanması içeren süreçlerin birçok riski barındırması söz konusudur. Geniş kitlelerin suistimal edilmesine olanak sağlayan bu süreçlerin itinayla sürdürülmesi gerekir. Bu sebeptendir ki halka arza yönelik şartlar oldukça katıdır. Dolayısıyla kitle fonlaması sürecinde de aynı risklere karşı önlemlerin alınması önem arz etmektedir. Fakat halka arzdan farklı olarak ikincil bir unsur ise daha az kurumsal işletmelere finansman sağlama amacıdır. Sonuç olarak alınması gereken önlemler ile uygulama kolaylığı arasında bir denge güdülmeye çalışılmıştır. Kanun’un halka arz işlemlerinde izahname hazırlanmasına dair hükümleri 4. maddede düzenlemektedir. Maddede kitle fonlamasının izahname yükümlülüğüne tabi olmadığı açıkça belirtilmiştir. İzahname gibi kapsamlı bir belgenin hazırlanması kitle fonlaması sürecinde beklenmemektedir. Ancak izahnamenin halkı aydınlatma vasfı bulunmaktadır. Kitle fonlamasında da birtakım risklerin bertaraf edilmesi için benzer işlevi yerine getirecek süreçlerin olması gerekmektedir. Buna yönelik bilgi formunun hazırlanması zorunluluğu getirilmiş ve Kanun’un 35/A maddesinde bu forma atıfta bulunulmuştur. İzahnamenin Sermaye Piyasası Kurulunca onaylanması gerekirken, kitle fonlaması esnasında Kuruldan ayrıca bir izin gerekmemektedir. Ancak sadece Kurul’dan izin almış platformlar kitle fonlaması faaliyetinde bulunabilecektir. Kanun’un 35/A maddesi kitle fonlamasına ilişkin düzenlemeleri içermektedir. Hukuku aykırı fiiller bakımından madde 96’daki tedbirlere atıfta bulunulmuştur. Ayrıca kitle fonlaması platformlarının, yatırımcıların ve yatırımı alan girişimcilerin genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir. Kanun’da veya Kitle Fonlaması Tebliği’nde hüküm bulunmaması durumunda Türk Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu ve sair mevzuattaki hükümler uygulanacaktır. Kitle fonlaması işlemlerinde yayınlanması zorunlu olan ve unsurları Tebliğ’de belirtilen bilgi formunun içeriğinden kitle fonlaması platformu, yatırım alan tarafın ve tüm imzalayanların müteselsilen sorumlu olduğu belirtilmiştir.  

Kitle Fonlama Tebliği

Paya dayalı kitle fonlamasının usul ve esasları III-35/A.1 sayılı Paya Dayalı Kitle Fonlaması Tebliği ile düzenlenmiştir. (Erişim için tıklayınız.)Bu tebliğin yerini III – 35/A.2 sayılı Kitle Fonlaması Tebliği (Tebliğ) almıştır. (Erişim için tıklayınız.) Yeni Tebliğ ile paya dayalı kitle fonlamasına ek olarak borçlanmaya dayalı kitle fonlamasına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. Ancak borçlanmaya dayalı kitle fonlamasının Türkiye’de halen uygulaması bulunmamaktadır.  

Bilgi Formu

Bilgi formunda imzası bulunanların içeriği konusunda müteselsilen sorumlu olduğunu belirtmiştik. Ancak Tebliğ’e göre form, yatırımı alan şirket tarafından hazırlanmaktadır. Kitle fonlaması platformunu yönetim kurulu bir yatırım komitesi belirlemektedir. Yatırım komitesinin bilgi formunu onaylaması gerekmektedir. Komite, bilgi formuna ek olarak fizibilite ve kredibilite raporlarını değerlendirmekle de görevlidir. Borçlamaya dayalı kitle fonlaması yapılması halinde bilgi formunda yer verilen ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmesini sağlamak amacıyla madde 5(g)’de ifade edilen altyapının oluşturulması zorunludur. Bilgi formunda yer almayan hususların yatırımcılar üzerinde bağlayıcılığı ayrıca incelenmesi gereken bir konudur. Buna ilişkin olarak pay devirlerinin kısıtlanmasına dair açıklarımız aşağıda Yatırım Alan Şirketin Ortaklık Yapısı başlığı altında bulumaktadır.  

Yatırım Alan Şirketin Ortaklık Yapısı ve Kaçık Klozu (TTK m. 493)

Kitle fonlaması kampanyasının başlamasından sonra üç yıl boyunca, yatırımı alan şirket üzerinde önemli etkisi olan ortakların, paylarını iradi olarak üçüncü kişiye devredemeyeceği Tebliğ’in m. 16/7 hükmünde düzenlemiştir. Ancak külli halefiyet hallerini, nitelikli yatırımcılar ve şirketin diğer pay sahiplerini devir yasağı kapsamının dışında olduğu ifadesi yer almaktadır. Bu fıkra, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) kaçış klozu hükmünü içeren 493. maddesi ile aynı konuyu düzenlemektedir. (Kaçış klozu hakkında detalı bilgi içeren makalemize erişim için tıklayınız.) Tebliğ’in devir yasağı kapsamı dışında tuttuğu istisna iktisap halleri ve devralan kişiler, TTK hükmü gereği kaçış klozuna tabidir ve normlar hiyerarşisinde üstte olan TTK hükmünün uygulanması gerekmektedir. Ancak kaçış klozunun devre engel olması için kitle fonlaması ile fon toplamış şirketin esas sözleşmesinde devir sınırlaması öngörülmesi gerektiği görüşüne katılmamaktayız. Nitekim esas sözleşmede hüküm bulunması, anılan TTK maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen esas sözleşmesel bağlam için aranan bir şarttır. Esas sözleşmesel bağlam söz konusu ise önemli sebebin esas sözleşmede yer alması gerekir. Yatırımcılar açısından geçerli olması için bilgi formunda bu kısıtlamalara yer verilmiş olması gerektiği görüşündeyiz. Ancak bu konuya dair somut bir uyuşmazlıkta, bilgi formunda yer almayan bir önemli sebebe dayanılarak yapılan redde rağmen payların mahkeme kararıyla devredilmesini isteyebilir mi ve korporatif etki doğar mı soruları ayrıca değerlendirilmelidir. Burada TTK m. 493 ile Tebliğ hükmünün birlikte değerlendirilmesi gerekir. Tebliğ’deki pay devir kısıtlaması kuralının hamiline yazılı paylar bakımından uygulanması daha farklı bir inceleme gerektirmektedir. Hamiline yazılı payların devri kısıtlanamayacağından Merkezi Kayıt Kuruluşu ve şirketin onay verme yetkisi bakımından değerlendirme yapılmalıdır. Yatırımcıların diğer kişilere pay devrinde AB ve ABD mevzuatına bakıldığında önemli ölçüde kısıtlamaların olduğu ve bunun sonucunda kitle fonlamasının ikincil piyasasının gelişimin yavaşladığı görülmektedir. Türkiye’de ise yatırımcıların paylarını devrine ilişkin bu tarz kısıtlamalara rastlanmamaktadır.  

Kitle Fonlaması Sözleşmelerinin Hukuki Niteliği

Platform ile yatırım alan taraf arasındaki sözleşmenin hukuki niteliği halk arz sürecindeki aracılık ilişkisini benzetilmektedir. Bu görüşe, sözleşmenin hukuki niteliği en iyi gayret aracılığıdır. Diğer taraftan, kitle fonlaması platformlarına Tebliğ ile birtakım yükümlülükler getirilmiştir. Ancak bu yükümlülükler, platformun yatırım alan işletmenin talimatı dışında çalıştığı anlamına gelmemektedir. Platform ile yatırımcılar arasında bir üyelik sözleşmesi imzalanmaktadır. Bu sözleşmenin alım satım sözleşmesi yapılması işinin görülmesine yönelik vekalet sözleşmesi olduğu görüşü mevcuttur.  

SONUÇ

Kitle fonlaması nedir sorusunun cevabı kısaca kitle fonlaması platformu aracılığıyla girişimlere yatırım amaçlı halktan para toplanmasıdır. Bu yatırım halka arz sayılmaz. Kitle fonlamasının iki türünden biri olan borçlanmaya dayalı kitle fonlaması mevzuatımıza girse de tercih edilmesi için yeterli olmamıştır. Ancak ekonomik şartların değişmesi halinde kullanılmaya başlayabilir. Kitle fonlaması ile fon toplayan şirketin paylarına ilişkin bilgi formunda detaylı bilgi verilmesi zorunludur. Çünkü ortaklık yapısına dair bilgilendirme yükümlülüğü vardır. Yatırım alan girişimci şirketin faaliyet alanına dair de kısıtlamalar getirilmiştir ve bu da esas sözleşme açısından önem arz etmektedir. Diğer taraftan şirketin önemli etkiye sahip ortaklarının şirketten ayrılmasını kısıtlayan bir hüküm Kitle Fonlaması Tebliği’nde yer almaktadır. Ancak bu kurallar Türk Ticaret Kanunu m. 493’te yar alan esas sözleşmesel bağlam ve kaçış klozu hükümleri ışığında değerlendirilmelidir. Normlar hiyerarşisi gereği m. 493 hükümlerinin önceliği gözetilmelidir.  

KAYNAKÇA

ŞEN, Canberk, Hukuki Yönleri İle Paya Dayalı Kitle Fonlaması, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Atılım Üniversitesi, Ankara, 2022. TÖREMİŞ, H. Ebru, Paya ve Borçlanmaya Dayalı Kitle Fonlamasından Doğan İlişkiler, Prof. Dr. Rıza Ayhan’a Armağan, 2022. YANLI, VELİYE/NILSSON, Gül Okutan, Kaydileştirilmiş Paylar Bakımından Pay Defteri Gerekli Midir?, Prof. Dr. Sabih Arkan’a Armağan, İstanbul, 2019. Resmi Gazete. 30.12.2012, S. 28513. Erişim için tıklayınız. Resmi Gazete. 3.10.2019, S. 30907. Erişim için tıklayınız. Resmi Gazete. 27.10.2021, S. 31641. Erişim için tıklayınız. Resmi Gazete. 13.01.2011, S. 27849. Erişim için tıklayınız. 07.10.2020, European crowdfunding service providers for business, and amending Regulation (EU) 2017/1129 and Directive (EU) 2019/1937 (Regulation). Erişim için tıklayınız.