Hukuki Görüşler

Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu

Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu

Anonim şirketlerde yönetim kurulu toplantısı fiziken veya elektronik olarak yapılabilir. Toplantının elektronik olarak yapılabilmesi TTK'nın 1527. maddesiyle mümkün kılınmıştır.

Yönetim Kurulu Toplantısına Çağrı

Toplantıya çağrı yetkisi kural olarak yönetim kurulu başkanına aittir. Herhangi bir yönetim kurulu üyesi başkandan toplantıya çağırmasını isteyebilir (TTK m. 392/7). Ancak 29 Mayıs 2024 tarihli 32560 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ("7511 Sayılı Kanun") ile, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (“Ticaret Kanunu”) bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır (Resmi gazeteye erişim için tıklayınız.). İlgili değişiklikler, 29 Mayıs 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu değişiklikler ile yönetim kurulunun toplantıya çağrılması ile ilgili usüle dair yeni hükümler getirilmiştir. Yapılan değişiklik öncesinde, öğretide toplantı çağrısının başkan tarafından yapılmadığı hallerde alınan kararların yoklukla malul olduğu görüşü hakimdi. Hükmün önceki hali şu şekildedir:
TTK m. 392 -  (7) Her yönetim kurulu üyesi başkandan, yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını yazılı olarak isteyebilir. 
Hükmün devamına şu cümleler eklenmiştir:
İstemin uygun görülmesi hâlinde çağrı, yönetim kurulu başkanınca yapılır. Ancak yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğunun yazılı istemi üzerine, yönetim kurulu başkanı yönetim kurulunu istemin kendisine ulaştığı tarihten itibaren en geç otuz gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağırmak zorundadır. Bu süre içinde yönetim kurulu toplantıya çağrılmadığı veya yönetim kurulu başkanı ya da başkan vekiline ulaşılamadığı hâllerde, çağrı doğrudan istem sahiplerince yapılabilir. Çağrı üzerine yapılacak toplantılarda toplantı ve karar nisapları hakkında 390 ıncı maddenin birinci fıkrası uygulanır. Esas sözleşmede yönetim kurulunun toplantıya çağrılmasına ilişkin farklı bir usul belirlenebilir.
TTK m. 363/2'de belirtildiği üzere yönetim kurulu üyelerinden birinin görevini yapmasına engel oluşturacak bir durum ortaya çıkabilir. Bu kişi yönetim kurulu başkanı ya da başkan vekili de olabilir. Dolayısıyla toplantı çağrısı yapacak kişi bakımından aksaklıklar gündeme gelecektir. Bu durumda TTK m. 390/4'te yer alan sirküler şeklinde karar alma yöntemi uygulanabilecektir. Ancak bu yönetimin ön şartı hiçbir yönetim kurulu üyesinin toplantı yapılması talebinde bulunmamış olmasıdır. Böyle bir talebin var olması halinde toplantı çağrı yetkisinin kimde olduğu muallaktadır. Yukarıda alıntılanan değişiklikten önce, yönetim kurulu başkanının veya başkan vekilinin çağrı yapamadığı veya yapmadığı hallerde çağrının nasıl yapılacağına dair net olmayan bir durum söz konusuydu. Doktrinde, yönetim kurulu başkanının çağrı yapmaması ya da usulsüz yapması gibi durumlardan sorumluluğunun doğacağı ve hatta çağrı yapılmaması halinde diğer üyelerin çağrı yapabileceğine dair görüşler mevcuttu. Bu bakımdan yönetim kurulu başkanına yönlendirilecek çağrı yapılması talebinin, diğer yönetim kurulu üyelerinin çağrı yapabilmesi için ön koşul olduğu belirtilmekteydi. Bu talebin yazılı yapılması şart olmamakla birlikte ispat koşulu olduğu ileri sürülmekteydi. Ancak kanunda açıkça bir hüküm bulunmaması sebebiyle bu görüşü doğrulamak mümkün değildi. Yukarıda alıntılanan ve TTK'ya eklenen yeni hükümlerle artık yönetim kurulu başkanı veya başkan vekilinin çağrı yapmaması halinde nasıl bir süreç izleneceği netleşmiş oldu:
  1. Üyenin toplantı isteminin uygun görülmesi hâlinde çağrı, yönetim kurulu başkanınca yapılır.
  2. Yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğunun yazılı istemi üzerine, yönetim kurulu başkanı yönetim kurulunu istemin kendisine ulaştığı tarihten itibaren en geç otuz gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağırmak zorundadır.
  3. Bu süre içinde yönetim kurulu toplantıya çağrılmadığı veya yönetim kurulu başkanı ya da başkan vekiline ulaşılamadığı hâllerde, çağrı doğrudan istem sahiplerince yapılabilir.
Çağrı usulünün esas sözleşme ve iç yönerge ile düzenlenmesi de mümkündür. Bu usullere aykırılık halinde ne gibi sonuçların doğacağı ise yazımızın kapsamı dışındadır.

Anonim Şirket Yönetim Kurulu Kararının Sakatlığı

Toplantıya tüm yönetim kurulu üyeleri çağrılmaksızın yapılan bir toplantıda alınan kararların akıbeti tartışılmalıdır. Böyle bir durumda yokluk, butlan ya da iptal yaptırımları gündeme gelir. Toplantıda karar alınabilmesi için gereken çoğunluğun, bir veya birkaç yönetim kurulu üyesinin yokluğunda sağlandığı ve buna göre karar alındığı halde karar yetersayısı sağlanmış olacaktır. Bu noktada yönetim kurulu kararının kurucu unsurlarında eksiklik olmadığı savunulabilir. Çağrılmamış yönetim kurulu üyelerinin eksikliğinin sonucu yokluk olmayacaktır. Ancak katılımları oylama sonucunu doğrudan değiştirmeyecekse de fikir ve görüş bildirmekten mahrum kalmaları da yönetim kurulunun iradesini etkileyecektir. Bu bakımdan TTK m. 391/1-b hükmü kapsamında alınan kararın batıl olduğu ileri sürülebilir. İlgili hükme göre "anonim şirketin temel yapısına uymayan" bir durum ortaya çıkmıştır. Butlan yaptırımına karşı şartları var olduğu takdirde dürüstlük kuralının ileri sürülmesi mümkündür. Örneğin çağrıyı usulüne uygun yapmayan yönetim kurulu üyesinin daha sonra kararın butlanını talep etmesi dürüstlük kuralına aykırıdır.

Yönetim Kurulu Kararının Alınması

Yönetim kurulu toplantılarında alınan kararların geçerli olması için yazılı olması ve imza içermesi gereklidir (TTK m. 390/5). M. 390'un 4. fıkrasına göre sirküler şeklinde karar alınması mümkündür. Yönetim kurulu üyelerinden hiçbirinin toplantı yapılması talebinde bulunmaması, sirküler şeklinde karar alınması için şarttır. Gerek toplantıda alınmış kararlar olsun, gerek sirküler şeklinde alınsın, kararların yönetim kurulu üye tam saysının çoğunluğuyla alınması gerekir. Yargıtay, yönetim kurulu başkanının bulunmadığı toplantıda alınan kararın yoklukla malul olacağını belirtmiştir (Y. 11. HD. T. 16.4.2019, E. 2017/4046, K. 2019/3005).

Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğu ve Müzakerelere Katılma Yasağı

Yukarıda açıklandığı üzere yönetim kurulu başkanı kurulu toplantıya çağırmakla yetkilidir. Bu yetkisini kullanmadığı takdirde sorumluluğuna gidilmesi mümkündür. Toplantı çağrısı yapılmaması sebebiyle karar alınamaması sonucunda şirketin zararının doğması söz konusu olabilir. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dair m. 553 hükümleri mevcuttur:
V - Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu MADDE 553 - (1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. (2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hali hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar. (3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz.
Ayrıca menfaat çatışmalarının varlığı halinde yönetim kurulunun ilgili konunun görüşüleceği müzakerelere katılması yasaktır. Yasağa aykırı davranılması halinde yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu ayrı bir madde ile düzenlenmiştir. Madde 393:
(2) Bu hükümlere aykırı hareket eden yönetim kurulu üyesi ve menfaat çatışması nesnel olarak varken ve biliniyorken ilgili üyenin toplantıya katılmasına itiraz etmeyen üyeler ve söz konusu üyenin toplantıya katılması yönünde karar alan yönetim kurulu üyeleri bu sebeple şirketin uğradığı zararı tazminle yükümlüdürler.

Kaynakça

Adıgüzel, Burak/Özlem İlbasmış Hızlısoy. “Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Müzakerelere Katılma Yasağı”. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, c. 27, S. 4, 2023, ss. 39-64. --> Erişim için tıklayınız.

Hamamcıoğlu, Esra, 'Yargıtay Kararları Işığında Bir veya Birkaç Yönetim Kurulu Üyesine Toplantı Davetinin Hiç ya da Kararlaştırılan Usule Uygun Yapılmamasının Sonuçları', Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, S: 197- 198, C: 16, 2021, s. 119-158. --> Erişim için tıklayınız.

İlbasmış Hızlısoy, Özlem. “Anonim Şirket Yönetim Kurulunu Toplantıya Çağrıya Yetkili Olanlar ve Yetkisiz Kişilerce Yapılan Çağrıyla Toplanan Yönetim Kurulunda Alınan Kararların Hukuki Akıbeti”. Ticaret ve Fikri Mülkiyet Hukuku Dergisi, c. 8, sy. 1, 2022, ss. 115-42. --> Erişim için tıklayınız.